Tüm Erkekler Kötü, Tüm Kadınlar Melek

Evlenmekten soğumuş, adalete güven duygusunu yitirmiş, tüm geleceği ipotek altına alınmış bir oğulun hikayesi…

Oğlum ilk evliliğini, daha önce iki kez evlenip boşanmış 25 yaşında bir kadınla yaptı. Oğlum 27 yaşındaydı. Oğlum bir şanssızlık sonucu işsiz kalınca -ki bu geçici bir süreydi- ve bu sürede ben anne olarak her türlü maddi desteği verdiğim halde dört ay içinde oğlumu terk etti. Bu süre içinde kendisi de çalışmıyordu. Ondan böyle bir beklentimiz de yoktu. Ailesi, anne ve babası hiç bir şekilde rahat bırakmadılar. Kız kardeşleri de dahil sürekli taciz ettiler. Ailesi ile her telefon görüşmesi sonrası sürekli sorun çıkardı. Oğlum ve ben maddi beklentilerine yetişemiyorduk. Boşanma davası açtı. Mahkemede yalancı şahitlerin “alkolikti, evine bakmıyordu” gibi yalan beyanlarıyla eşit kusura karar verilerek işsiz oğlum Ömür Boyu Nafaka ödemeye mahkum edildi. 5 koca yıldır kendisine her ay nafaka ödeniyor. Bu süre zarfında eski eş, üç yıl boyunca yılın 8 ayı çalışıyor, 4 ayı işsiz görünüyor, belli aralıklarla çalışıyor ya da çalışmıyor görünüyordu. Beş yıldır kesintisiz nafaka alıyor. Ortak çocukları yok.

Şimdi bu kadın çalışmıyor görünüyor, evlenmiyor da. 2014’te nafaka arttırma davası açtı. Kendisini komşunun yanında yaşıyor gibi gösteriyor.

Oğlum üniversite mezunu, yüksek lisans yapıyor. Yüksek lisans öğrencisi olduğundan nafaka arttırılmadı. Şimdi ise doğru düzgün bir işte çalışmıyor. Sürekli takip ediliyor çünkü çalışıyor mu diye… Eski eşin annesi, babası ve kendisi Ankara’nın kiraları yüksek olan semtlerinde ayrı evlerde oturuyorlar. Bunu oğluma söyleyemiyorum gider takip eder diye… Düşünebiliyor musunuz ne kadar çaresizim. Oğlum psikolojik tedavi görüyor. Doktor “haksızlığa uğramışlık sendromu” yaşıyor dedi, hayatı söndü, maaşı olursa nafakanın arttırılacağından ve her ay maaşından kesileceğinden korkuyor. Doktor “kalıcı anksiete oluşmuş” diyor oğlum için. Morali bozulmasın, o tarafla uğraşmasın diye bu kadının nafakasını her ay ben emekli maaşımdan yatırıyorum.

Kısa süreli ve çocuksuz evliliklerde, eşit kusur kararı veren mahkemeler (eşit kusur kararı verilirken de kadının yarattığı algı etkili oluyor) erkeklerin tümünü kötü algılıyor sanki. Ömür boyu nafaka mağduru olmak çok kötü bir durum. Özetle ben oğlumun süresiz nafaka mağduru yapılmasını hiç bir mantık, adalet ve hukuk sistemine sığdıramıyorum. Bu parayı hak etmeyen birine vereceğime, okuyan ihtiyacı olan bir öğrenciye vermek isterim. Bir anne olarak yapacak bir şey bulamadım ve imza kampanyası başlattım. Kısa süreli evlilikler ve çocuksuz boşanmalarda ömür boyu nafaka bağlanması çok büyük haksızlık. Oğlumun durumunda çok mağdur erkek var. Yazık değil mi bu gençlere. Evlenmekten korkar haldeler artık. İkinci bir hayat kurmalarına engeldir bu yasa. Kısa süreli, çocuksuz evlilikleri hiç olmazsa göz önüne alınıp eşit kusura süresiz nafaka verilmemesi gerekiyor. Hiç verilmesin demiyorum. Bir ya da iki yıl olabilir, ömür boyu bağlayıcı bir şey bu. Her yıl arttırma davası açılabiliyor. Hiç bir bağınız kalmayan, genç, sağlıklı, çalışıp hayatını devam ettirmesi gereken bir insana, ömür boyu mahkumsunuz. Ona artık, evlenirse kalkar deniyor. Bunun bir garantisi yok ki… Haysiyetsiz hayat sürerse kalkar deniyor. Bunu nasıl kanıtlayacaksınız? Takip edecek ya da dedektif mi tutacaksınız? Hem bu çok onur kırıcı bir durum değil mi? Ya da haysiyetsiz hayatın kıstasları nedir? İlle birisiyle yakalamanız mı gerekiyor? Bunu nasıl yapacaksınız? Bizlere, ailemize bu yakışmaz ki! Çocuksuz bir kadına hangi hakla ömür boyu bir genç mahkum edilebilir ki? Bir, iki yıl neyse de biz 7 yıldır ödüyoruz. Daha kaç yıl ödeyeceğiz bilmiyorum. Evlenmediği takdirde ömür boyu bir borca mahkum ediliyorsunuz. Hem de karşınızdaki isterse her yıl arttırma davası açabiliyor. Yasalar kadını koruyoruz derken ayarları o kadar kaçırmış ki, kurunun yanında yaşın canını çok acıtıyor. Gençler adalete güven duygusunu yitiriyor. Yazık değil mi bu gençlere, evlenmeye korkuyorlar. Çünkü kadın en ufak bir tartışmada bile çantasını alıp gidebilir ve davayı o açsa da fark etmiyor! Ömür Boyu nafaka bağlatabilir kendisine. Bu yasalar fırsatçı ve kötü niyetli olanlara yarıyor. Çalışan kadına faydası yok. Çalışmadan yaşamak isteyenlere ömür boyu her yıl artabilen, her ay ödenen, ödenmediği takdirde hapisle cezalandıran bir katkı payı. Kötü erkek ise kadını korkutup, sindirip nafaka almasını engelliyor zaten. Yani bu yasalardan ezilen düzgün erkekler oluyor. İşsiz kalıp hapis yatıyorlar. Bir kaç kez hapse girip çıkmak en düzgün adamın bile psikolojisini bozar. Yasalar insanları bu hale getiriyor maalesef. Fırsatçı taraf zaten iftiralarla, yalancı şahitlerle kusurunuz az olsa da sizi kusurlu ya da eşit kusurlu hale getiriyor. Tüm erkekler kötü, tüm kadınlar melek, mazlum algısı ile hakimler zaten buna çoktan hazır hale gelmiş durumda…

Süresiz nafaka hakkaniyet ilkelerine göre süreli olmalıdır ve bu süreye karar verilirken:
a-) Evlilik süresinin göz önüne alınması
b-) Çocuk olup olmadığına bakılması
c-) Tarafların kaçıncı evliliği olduğuna bakılması
d-) Kadının yaşı ve iş gücü, sağlığı, çalışabilirlik durumuna bakılması
e-) Evlilik yüzünden gerçekten yoksulluğa düşüp düşmediğinin çok iyi tespiti
f-) Nafakayı arttırmak için dava açtığında çalışmak için girişimi olup olmadığına, yaşına, iş gücüne ve sağlık durumuna bakılarak bu davayı açmasına şart konulması
g-) Eşit kusur durumunda nafaka bağlanmaması ya da sürenin çok kısa tutulması
h-) İşsiz kişinin sırf erkek diye eşit kusura rağmen nafakaya mahkum edilmemesi,
biçiminde bu yasanın düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

İsimsiz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir