Bu Aleni Haksızlığa Artık Son Verin

2013 yılında otelde garson olarak çalışıyordum. O zaman aynı otelde bulaşıkçılık yapan eşimle tanışarak evlendik. Ailem Adana’da oturuyordu ve benim için Antalya’ya geldiler. 2014 yılında nişanlandık. Nişanda takılan takılara kızın ailesi el koydu. Bütün masrafları ben karşılamıştım. Eşimi çok sevdiğim için ses çıkarmadım. 4 ay sonra resmi nikah kıydık ve ben Antalya’da çalıştığım için eşime ev tutum ve eşya aldım, ama eşim ben senin ailenin yanında kalmak istiyorum dedi. Ağustos ayında Adana’da düğün hazırlıkları yaptık. Eşimi evinden almaya gittik. Bütün masrafları ben karşıladım. Gece 12 oldu, eşimi almaya gittim.

Eşimin erkek kardeşi kapıyı kapattı ve para istedi. Ben de bütün paramı onlara vermiştim, cebimde 1 TL bile yoktu. “Tamam söz sana para vereceğim, ama daha sonra” dedim. “Hayır, şimdi istiyorum” dedi. Ama gerçekten hiç param yok diye yalvardım. O kadar insan bana gülüyordu. Ben de annemden para istedim ama annemin üzerinde de hiç para kalmamış. Oturdum bekledim. Sonra iki tane erkek kardeşleri “sen ne biçim adamsın, ver parayı al kızı lan” diye bağırdılar. Bana herkesin içinde saldırdılar. Arkadaşlarım araya girdi, ayırdılar. Zorla kızı aldık ama insan içine çıkacak yüzüm kalmamıştı. Düğünden 1 hafta sonra otelden aradılar. Yarın burada olmazsan işine son verilecek dediler. Zaten boğazıma kadar borcun içindeydim ve eşime söyledim durumu. Gel birlikte gidelim dedim. Ama “Hayır, ailen melek gibi insanlar, ben burada kalmak istiyorum” dedi. Zaten ev 3 katlıydı. Üçüncü katta kalıyordu, yani evi ayrıydı.

Ben yoldayken annem aradı. “Oğlum hemen gel kız evin damından düştü ve baban ambulansla hastaneye kaldırdı” dedi. Eşim önceden ailesini aramış, benim geleceğimi söylemiş, benim için “O gelmeden gelin beni alın” demiş. Ailesi 3-4 saat içinde Adana’ya gelmişler ve “Kızımız psikolojik hasta, bunu alıp gidelim demişler. Babam “Oğlum gelsin, konuşalım demiş ama bunlar hayır hemen götüreceğiz demişler. Bütün masrafları karşılayacağız demişler. Eşim gitmeden önce ne kadar altın varsa toplamış ve ne kadar elbise varsa almış gitmişler. Sabah 8 de Adana’ya geldim. Neden beni beklemediniz diye aradım, bana küfür ettiler ve kapattılar. Sonra komşulara sorduk zaten komşular aileme haber vermişlerdi. Damın üstünden klimanın kablosuna tutunarak aşağıya iniyormuş. Komşular ilķ başta bunu hırsız sanmışlar, yaklaşmışlar ki evin gelini. Eşim onları görünce bayılma numarası yapmış sonra annem-babam çıkmışlar dışarıya ve ambulansı çağırmışlar ama hastanede bu sağlam ve deli demişler. Çünkü hastanede şarkılar söyleyip gülüyormuş. Babam şok olmuş zaten sonra babam “Bunun psikolojik hasta olduğunu biliyor muydun?” diye sordu. Ben de hayır bilmiyordum bana hiç bahsetmedi dedim. Gelmesini bekledim, bir ay sonra mesaj geldi, “Boşanma davasını açın, güzel bir şekilde boşanın” dediler. 2 gün sonra kardeşleri “Seni öldüreceğiz” diye tehdit ettiler. Tek çare davayı açmaktı, davayı açtım. Onlar da karşı dava açtılar. “Eşimi eve kapattığımı, telefonunu elinden aldığımı, altınların sahte olduğunu, ona Antalya’da ayrı ev tutmadığımı, namaz kılmasına izin vermediğimi, şiddet uyguladığımı… gibi yalanlarla 30 bin TL tazminat ve aylık 500 tl nafaka istediler. Bütün bu asılsız yalanlarını otaya çıkarmak için mahkemeye gittim. Avukat tutacak param yoktu. Kendim gittim, hastalanmıştım üstelik. Koltuk değneğiyle gittim ve hakim bana söz hakkı bile vermeden eşimi haklı buldu. Eşim avukat bile tutmuştu. Sonra ben dilekçe yazdım, eşimin ilaç kullandığını ve psikolojik rahatsızlığını ve hastaneye gönderilmesine talep ettim. Mahkeme kabul etti ve Kasım ayında tekrar mahkeme oldu. Ben de borca girerek avukat tuttum. 4 tane şahit, olayı gören şahitlerdi. Eşim, ablasını ve teyzesini yalancı şahit olarak getirmiş. Eşimin telefonu, vardı ve her ay 60-70 TL faturasını ben ödüyordum. Faturayı sunduk, altınların sahte olmadığını kanıtladım. Darp raporunu istedim, getiremediler, ayrı evde oturduğunu da kanıtladım ama mahkeme yine erteledi ve aylık 300 TL Ömür Boyu Nafaka cezasına çarptırdı. 2015’de bir daha mahkeme oldu, yine itiraz ettim ama hakim kabul etmedi ve 300 tl nafaka ve 10 bin TL tazminata mahkum etti. Temyiz ettim, yargıtay 2016 da reddetti. Sağlığımın bozulduğunu, sürekli ilaç kullanmam gerektiğini, sigortamın olmadığını, ilaçları parayla almak zorunda kaldığımı, bu rahatsızlığımdan dolayı özürlü kabul edildiğimi, belirtiyorum ama mahkeme nafaka için beni sağlıklı olarak görüyor!

Şimdi eşim yüzünden ailem beni reddetti. Çünkü onlara eşimin çok iyi bir insan olduğunu söylemiştim. Şimdi gidecek bir evim bile yok! Haftalarca sokaklarda uyudum. Bir simit almak için hamallık yaptım. Ama ayakta artık durmakta zorlanıyorum, çalışamıyorum. Yalvarıyorum bir simit parası için. İki kere intihar girişiminde bulundum. Ama bir türlü ölemedim. Benim hayatım bir anda mahvoldu. Ben kimseyi incitmedim. Tek suçum sevmekti.

İ.A.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir